Katarakt ameliyatı sonrasında görmesi yeniden bulanıklaşan birçok kişi, kataraktın tekrar oluştuğunu düşünebilir. Oysa çoğu zaman sorun yeni bir katarakt değildir. Göz içine yerleştirilen yapay merceğin arkasındaki ince zarın zamanla saydamlığını kaybetmesi sonucu gelişen arka kapsül opaklaşması (Posterior Capsule Opacification - PCO), halk arasında "ikincil katarakt" olarak adlandırılır. Bu durumda uygulanan YAG lazer tedavisi, bulanıklığı gidermek ve ışığın yeniden retinaya net ulaşmasını sağlamak amacıyla kullanılan etkili, kısa süreli ve cerrahi kesi gerektirmeyen bir işlemdir.
Ancak önemli bir nokta vardır: Her katarakt ameliyatı geçiren hastanın YAG lazere ihtiyacı olmaz. Tedavi kararı, arka kapsül opaklaşmasının görme kalitesini belirgin şekilde etkilemesi durumunda göz hastalıkları uzmanı tarafından verilir.
YAG lazer, tam adıyla Nd:YAG (Neodimyum:İtriyum-Alüminyum-Garnet) lazer, göz hastalıklarında farklı amaçlarla kullanılabilen özel bir lazer sistemidir. Adını, lazer ışığını üreten Neodimyum katkılı YAG kristalinden alır.
Günümüzde en yaygın kullanım alanı, katarakt ameliyatı sonrasında gelişebilen arka kapsül opaklaşmasının tedavisidir.
Katarakt ameliyatı sırasında bulanıklaşan doğal göz merceği çıkarılır. Ancak merceği taşıyan ince kapsül yerinde bırakılır ve yapay göz içi merceği bu kapsülün içine yerleştirilir.
Aylar veya yıllar içinde bu kapsül saydamlığını kaybedebilir. Sonuç olarak hasta tekrar bulanık görmeye başlayabilir.
YAG lazer, bulanıklaşan bu kapsülde kontrollü bir açıklık oluşturarak ışığın yeniden retinaya engelsiz ulaşmasını sağlar. Tıbbi olarak bu işleme posterior kapsülotomi adı verilir.
Bilmeniz Gereken
✔ Katarakt tekrar oluşmaz.
✔ Bulanıklaşan yapı yapay mercek değildir.
✔ YAG lazer merceği değiştirmez.
✔ Lazerle oluşturulan açıklık çoğu hastada yeniden kapanmaz.
Hayır.
"İkincil katarakt" ifadesi yaygın olarak kullanılsa da tıbbi açıdan yeni bir katarakt oluşması söz konusu değildir.
Katarakt ameliyatı sırasında doğal mercek tamamen çıkarıldığı için aynı merceğin yeniden kataraktlaşması mümkün değildir.
Sorun, merceğin arkasında bulunan kapsülün zaman içinde matlaşmasıdır.
Dolayısıyla YAG lazer;
Bu nedenle işlem, mevcut yapay merceğin tekrar net görmesini sağlayan kısa süreli bir lazer uygulamasıdır.
Katarakt ameliyatından sonra kapsülün üzerinde kalan lens epitel hücreleri zamanla çoğalmaya devam edebilir.
Bu hücreler kapsülün arka yüzeyinde birikerek saydam yapının bozulmasına ve ışığın geçişinin engellenmesine neden olur. Sonuçta hasta, ameliyat öncesindeki katarakt şikâyetlerine benzer şekilde tekrar bulanık görmeye başlayabilir.
Bu durum;
gelişebilir.
Her hastada görülmez ve gelişme süresi kişiden kişiye değişebilir.
YAG lazer, yalnızca arka kapsül opaklaşmasının görmeyi etkilediği durumlarda uygulanır.
En sık nedenler şunlardır:
Sadece kapsülde opaklık görülmesi tedavi için yeterli değildir. Hastanın günlük yaşamının ve görme kalitesinin etkilenmesi de değerlendirilir.
İşlem poliklinik şartlarında uygulanır ve hastanede yatış gerektirmez.
Genellikle şu aşamalardan oluşur:
Çoğu işlem yaklaşık 5–10 dakika içinde tamamlanır.
Cerrahi kesi yapılmaz.
Dikiş uygulanmaz.
Kanama beklenmez.
Hayır.
İşlem damla anestezisi altında gerçekleştirildiği için çoğu hasta ağrı hissetmez.
İşlem sırasında yalnızca;
oluşabilir.
Birçok hastada görme aynı gün içinde belirgin şekilde açılmaya başlar.
Bazı kişilerde ise damlaların etkisinin geçmesiyle birlikte birkaç gün içerisinde netleşme sağlanabilir.
İlk saatlerde;
görülebilir.
Floaters, lazer sırasında kapsülden ayrılan küçük parçacıkların göz içinde kısa süreli olarak görülmesinden kaynaklanır ve çoğu hastada zamanla azalır.
İşlem sonrasında doktorun önerdiği göz damlaları düzenli kullanılmalıdır.
İlk günlerde;
özen gösterilmelidir.
Çoğu hasta aynı gün günlük yaşamına dönebilir.
Ancak görüş tamamen netleşmeden araç kullanılmaması daha güvenlidir.
Ani görme kaybı,
yoğun ışık çakmaları,
perde inmesi hissi,
şiddetli ağrı
gibi beklenmeyen belirtiler gelişirse vakit kaybetmeden göz doktoruna başvurulmalıdır.
YAG lazer, göz hastalıklarında uzun yıllardır güvenle uygulanan tedavilerden biridir.
Bununla birlikte her tıbbi işlemde olduğu gibi bazı riskler taşıyabilir.
Nadir de olsa;
gelişebilir.
Bu nedenle işlem sonrasında bazı hastalarda göz içi basıncı ölçülür. Amaç, nadir de olsa gelişebilecek basınç artışını erken dönemde tespit etmektir.
Retina ile ilgili komplikasyonlar oldukça seyrektir. Ancak özellikle yüksek miyopisi olan veya daha önce retina hastalığı geçirmiş kişilerde risk bir miktar artabileceği için takip önemlidir.
Çoğu hastada tek seans yeterlidir.
Lazer ile oluşturulan açıklık yeniden kapanmaz.
Ancak nadir durumlarda açıklığın çevresinde kalan dokular nedeniyle ek lazer uygulaması gerekebilir.
Bu durum rutin değildir.
| Özellik | Katarakt Ameliyatı | YAG Lazer Tedavisi |
|---|---|---|
| Tedavi edilen yapı | Bulanık doğal göz merceği | Arka kapsül |
| Amaç | Kataraktlı merceği çıkarmak | Bulanık kapsülü açmak |
| Cerrahi kesi | Var | Yok |
| Dikiş | Gerekebilir | Gerekmez |
| Göz içine giriş | Evet | Hayır |
| Anestezi | Damla anestezisi (çoğunlukla) | Damla anestezisi |
| İşlem süresi | Yaklaşık 15–30 dakika | Yaklaşık 5–10 dakika |
| Hastanede yatış | Genellikle gerekmez | Gerekmez |
| İyileşme | Günler–haftalar | Genellikle aynı gün veya birkaç gün |
Her bulanık görme şikâyeti arka kapsül opaklaşmasına bağlı değildir.
Bazen görme azalmasının nedeni;
olabilir.
Bu nedenle ayrıntılı göz muayenesi yapılmadan yalnızca şikâyetlere bakılarak YAG lazer kararı verilmez.
Arka kapsül opaklaşması başarılı şekilde tedavi edildiğinde hastaların büyük bölümünde görme uzun süre net kalır.
Ancak gözde diyabetik retinopati, glokom, yaşa bağlı makula dejenerasyonu veya başka retina hastalıkları bulunuyorsa görme düzeyi yalnızca kapsülün açılmasıyla belirlenmez.
Bu nedenle işlemden elde edilecek fayda, gözün genel sağlık durumuna göre değişebilir.
Hayır. YAG lazer cerrahi bir ameliyat değildir. Bulanıklaşan arka kapsülde lazer yardımıyla küçük bir açıklık oluşturulan kısa süreli bir işlemdir.
Hayır. Doğal göz merceği yeniden kataraktlaşmaz. Sorun, merceğin arkasındaki kapsülün opaklaşmasıdır.
Genellikle 5–10 dakika içinde tamamlanır ve hastanede yatış gerektirmez.
Birçok hastada aynı gün içinde belirgin düzelme başlar. Bazı kişilerde tam netleşme birkaç günü bulabilir.
İşlem sonrasında damlaların etkisi nedeniyle geçici bulanıklık oluşabilir. Bu nedenle görüş tamamen netleşmeden araç kullanılmaması önerilir.
Evet. Doktorunuz farklı bir öneride bulunmadıkça işlem sonrasında günlük kişisel hijyeninize ve banyo rutininize devam edebilirsiniz.
Evet. Görüşünüz netleştiğinde telefon, tablet veya bilgisayar kullanmanızda genellikle sakınca yoktur. İlk saatlerde geçici bulanıklık nedeniyle ekran kullanımı rahatsızlık verirse kısa süre dinlenmek faydalı olabilir.
Evet. Doktor gerekli görürse işlem sonrasında belirli bir süre göz damlası kullanılmasını önerebilir. Tedavi planı hastaya göre değişebilir.
Hayır. İşlem damla anestezisi altında yapıldığı için çoğu hasta yalnızca hafif ışık parlamaları ve tıklama sesleri hisseder.
editör iletişim: originstudio.team@gmail.com